7 Ağustos 2018 Salı

Betonlaşmış Şehirlerde Kadına Şiddet: Kadın İçin Şehir

Hayat kadına ekstra zor; ilk insandan günümüze zaman ve mekanda inişli çıkışlı, gittikçe zorlaşan bir hayat. Buna direnen, gidişatı tersine çevirmek isteyen bir mücadele de eş zamanlı olarak hep var olmuş; düşünce akımları, teoriler, reçeteler vs.

Aşağıda, Hindistan'ın Madurai bölgesinde bir sivil toplum kuruluşu olan Dhan Vakfında çalışan, aktivist Bayan Ahila Devi'nin feministing.com'da yayınlanan yazısını ingilizceden çevirerek sizlerle paylaşıyorum.

Memleketim Madurai yaklaşık 1,5 milyonluk nüfusuyla Hindistan'da tarih, kültür ve ihtişamlı geleneklerle dolu bir kent.

Fakat yeryüzündeki pek çok büyük şehir gibi kadınlar için de güvenli değil. Madurai'de kadın ve kızları güçlendirmek için planlanan bir programın lideri olarak biliyorum ki, şiddetin şehir planlaması, peyzaj ve yapısıyla olan bağını ele almadıkça, kadın ve kızlara yönelik şiddeti sona erdirmek için verdiğimiz mücadeleyi kazanamayacağız. Kırık ya da taşsız, işlevini yerine getiremeyen kaldırımlar ( araçların rahatlıkla çıkıp inmesine neden olarak), karanlık ve dar sokaklar, kalabalık ve korunmasız toplu taşıma, ve pis, açık dışkılama alanları şiddetin üreme alanları olarak ortaya çıkıyor.

Madurai'deki çoğu kadın #MeToo ya da #TimesUp'ı ( twitter'da yaygınlaşmış şiddete ve tacize vs. karşı uzun süre güncelliğini koruyan hashtag) hiç duymamış olsa da biz evde, işte ve günlük hayattaki şiddet, taciz ve kötü muamele deneyimlerini paylaşıyoruz. Ve diğer kadınlarla birlikte de #CitiesforWomen (kadın için şehir) ve daha fazla eşitlik için çalışıyoruz.

Burada karşılaştığımız sorunların çoğu küresel. Şöyle ki:

2009 yılında BM'in Hindistan'ın Delhi kentinde yaptığı bir kadın araştırmasında kadınların %95'i taciz korkusuyla kamudaki hareket alanlarının kısıtlandığını belirtiyor.

2017 de Kenya'da 381 kadınla yapılan bir araştırmada kadınların yüzde ellisinden fazlası toplu taşıma araçlarında cinsiyete dayalı şiddet yaşadıklarını söyledi. Yine, 2013 yılında Mumbai' de banliyölerde yaşayan 4500 kadınla yapılan başka bir araştırmadan kadınların %75'inin günbatımından sonra toplu taşıma araçlarını güvenli bulmadığını öğreniyoruz.

Ayrıca Reuters'in 16 büyük kentte 2016 yılında yaptığı bir araştırma, Latin Amerika'daki kadınların en fazla taciz oranlarına maruz kaldıklarını ve 10 kadından 6'sının toplu taşıma araçlarında fiziksel tacizle uğradığını ortaya koydu.

Dünya Bankası liderliğindeki Sürdürülebilir Hareketlilik Çalışması'na göre, gelişmiş ülkelerdeki kadınların yüzde 53'ü karanlıkta bir demiryolu platformunda beklerken “güvensiz” veya “çok güvensiz” hissediyor.

2030'a gelindiğinde, dünya nüfusunun yüzde 60'ından fazlası kentsel bölgelerde yaşayacak. Dünya nüfusunun yarısından fazlasını temsil eden kadınlar için şehirlerin, kentsel altyapılarını geliştirmeleri ve kadınların kendilerini güvende hissedebilecekleri yerler yaratmaları gerekiyor.

Hindistan'da kadınlar için en büyük tehlikelerden biri bedensel fonksiyonlardan birine odaklanır: tuvalete gitme ihtiyacı. Birleşmişler Milletlerin 2011'deki bir raporunda Hindistan'da 626 milyondan fazla insanın kapalı bir tuvalete sahip olmadığı belirtmiştir. Madurai'de gecekondu mahallelerinde yaşayan insanların çok azının kapalı tuvaleti vardır.
 
Tuvaletlerin hain doğası, Hindistan'ın en büyük eyaleti Uttar Pradesh'de dört yıl önce kendini gösterdi. Kapalı tuvalet olmadığı için iki genç kız binlerce kadının her gün yaptığı gibi, gün battıktan sonra dışarı çıkıp,karanlığın örtüsünde kendilerini rahatlatmak istediler. Ama aynı karanlık örtü saldırgan bir grup erkeğin bu genç kızlara tecavüz edip, ağaca asmalarını da sağladı. Dava, hem kadına şiddete hem de en temel bedensel işlevlerini yerine getirirken karşılaştıkları özel tehlikelere dikkat çekti.

Kentin köşelerinde açık dışkılama sorunu devam etmekte. Banyosuz ortamda, kadınlar ihtiyaç için karanlığın örtüsünü beklemeye çalışır ve dışarı asla yalnız çıkmamak için çabalarlar. Ama bu karanlık aynı zamanda tecavüzcü ve saldırganlara hareket alanı sağlar. Buna ek olarak bu dışkılama biçimi önemli sağlık sorunlarına da yol açmakta.

Çalıştığım organizasyonda, DHAN Vakfı, yoksul mahallelerde, sokakta yaşayan ailelerin paylaşacakları tuvaletleri inşa etmeleri için gerekli desteği veriyor. Aynı aileler tuvaletlerin temizliği ve bakımından sorumludur. Sorunun çözümü için sorumluluk alan insanların dünya çapında örnekleri var, ancak tüm vatandaşlarını koruma yükümlülüğü olan hükümetlerin daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerekmekte.

Daha kapsamlı bir şehir planlaması, kadın ve kızların ihtiyaçlarına duyarlı bir altyapının oluşturulmasına yardımcı olacaktırr – geniş ve iyi aydınlatılmış sokaklar, daha az çıkmaz sokak, güvenli ve temiz umumi tuvaletler, tekin olmayan bölgelerde daha fazla polis devriyesi vs. Hindistan'ın bazı bölgelerinde poliste failler lehine tutumuyla bu sorunun bir parçası olmakta. Fakat Madurai'de, bilinçlendirme ve şiddet olaylarıyla mücadelede çok yardımcı olan özel kadın polis birimine sahip olduğumuz için şanslıyız.

Daha güvenli şehirler her bireyin gün boyu hareket alanını genişletir ve sosyal, kültürel, ekonomik alanlardan ve eğitim olanaklarından daha fazla yararlanmasını sağlar. Bu da, kadın erkek tüm vatandaşların, sivil toplum örgütlerinin ve hükümetin birlik içindeki çabasıyla başarılacaktır.





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınızı seçeneklerdeki Anonim sekmesine tıklayarak kayıt olmadan yapabilirsiniz..