Günümüzde özellikle Avrupa ve Amerika Birleşik Devletlerinde bir obezite sorunu ve buna karşı bir mücadele olgusu var. Ülkemizde de yaşadığımız bu durum, pek çok sağlık sorununa ve buna bağlı olarak da ekonomik boyutta devletlerin yüksek tedavi maliyetine neden oluyor. Bu yüksek maliyet bu devletlerin obezite ile mücadelesini kendi açılarından gerekli kılıyor.
spor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
spor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Temmuz 2015 Salı
Egzersiz Kilo Verdirir mi?
Günümüzde özellikle Avrupa ve Amerika Birleşik Devletlerinde bir obezite sorunu ve buna karşı bir mücadele olgusu var. Ülkemizde de yaşadığımız bu durum, pek çok sağlık sorununa ve buna bağlı olarak da ekonomik boyutta devletlerin yüksek tedavi maliyetine neden oluyor. Bu yüksek maliyet bu devletlerin obezite ile mücadelesini kendi açılarından gerekli kılıyor.17 Haziran 2015 Çarşamba
Aleksander Tekniği ile Mükemmel Duruş
Günümüz dünyasının günden güne doğadan uzaklaşan yaşam biçimi, insanları ağrılı hastalıkların pençesinde yaşamaya mahkum ediyor. En kötü hastalık varlığından bile habersiz olduğumuz rahatsızlıklarımız. Çoğumuz baş ağrılarını, enerjisizliği, bağışıklık sistemimizi düşük seviyede çalışmasını, fıtıklara ve disk kaymalarına varan sırt sorunlarını kanıksamış durumdayız.Öyle bir tempoda yaşıyor ve çalışıyoruz ki; kendimize özen göstermek denince makyaj yapmak ya da parfüm kullanmaktan ötesini düşünemiyoruz. Mutluluk kaynağı olan hareketi yorgunluk olarak algılıyor, çalışmamızın asıl hedefi olan sosyal hayata katılmaya vaktimizin olmadığını düşünerek belirsiz bir zamana erteliyoruz. Aslında insanı insan yapan özelliği sosyal olması. Sadece ihtiyaçlarımızı karşılamak için alışverişe gitmek değil, birlikte gelişmek için harekete geçmemiz gerekiyor. Beynimizi ve bedenimizi birlikte geliştirmek, bizi gençleştiriyor, mutlu ediyor, sağlıklı ve renkli bir hayata ulaştırıyor.

Bedenimizi sağlıklı kılacak pek çok aktivitenin yanında Aleksanser Tekniğiyle mükemmel bir duruş için yapılacak egzersizler hatalı duruş ile bağlantılı olarak ortaya çıkan bedensel pek çok sıkıntımızı gidermeye yardımcı olacaktır.
Bu farklı teknikle tanışmak için artık her perşembe Sinan Temizalp Feronia Beauty Saloon'da olacak.
Detaylı bilgi ve rezervasyon için: 0553 342 27 43
Feronia Beauty SaloonSıraselviler Cd. Ulus Apt. No:91/6
Cihangir / İstanbul
0212 245 80 90
www.feroniaguzellik.com
28 Mayıs 2015 Perşembe
Sağlıklı Yaşamın Formülü
Hayatı sağlıksız yaşadığımızı düşündüğümüz ve bunu bir korku olarak içselleştirdiğimizden dolayı bazı arayışlara giriyor; daha sağlıklı ve uzun bir ömür için formüller peşinde koşuyoruz. Atalarımızdan bize ulaşmış, yeni keşfedilen ya da bize uzak, isimlerini anmanın bile iyileştirici etkisi varmış gibi bahsettiğimiz egzotik topraklardan gelen yöntemleri kullanmaya çalışıyoruz. Nasıl ki, günaha bulaşmışların edecekleri bir kaç duayla aklanacaklarını düşündükleri gibi bizde kendi ellerimizle hazırladığımız, her şeye rağmen irade gösteremeyip yarattığımız sağlıksız ortamların ortaya çıkardığı sonuçları, bu yöntemlerle telafi edebileceğimizi düşünüyoruz.Bitkisel karışımlar, ilaçlar; spor ya da yoga tarzı fiziksel aktiviteler; psikolojik seanslar bu arzu ettiğimiz sağlığa, uzun ömre kavuşmamız için imkanlar dahilinde uygulamaya çalıştığımız şeyler. (Tabi ki bu durum açlıkla imtihan edilen insanlarımızın gündemi değil. Hayatlarını devam ettirmelerinin bile zor olduğu yaşamlarında sağlıklı ve zinde bir yaşam kaygıları olamayacağı ortada.)
Tüm bu uygulamaların amacımıza ulaşmada bir etkisi var mı? Ya da ne kadarı işe yarar, ne kadarının umut taciri tüccarların yönlendirmesi olduğu bilim insanlarının bize açıklayabileceği bir durum. Benim fikrim, tüm bu uygulamaların ancak sınırlı bir etkisi olabileceği yönündedir. Çünkü insanın doğayla ve kendi türüyle olan dengesiz ilişkisi, özünden kopuşu, tüketim çılgınlığına kapılmış olması, gölgesi karabasan gibi üzerimize düşen kentlerdeki yaşantısı hem bu sorunun temelini, hem de çözülebilmesi önündeki engeli oluşturmakta. Doğa içerisinde evrimleşmiş ve ona bağlı bedenimizin doğaya karşı yarattığımız sistemimizde sorun çıkarmamasını beklemek sanırım biraz saflık olur. Peşinde koştuğumuz ya da koşmak zorunda bırakıldığımız maddi kazanımlar gerçekte bizi ne kadar mutlu edecekse kullandığımız bu yöntemlerde bizi ancak o kadar sağlıklı kılacaktır.
Peki ne yapmalı? Bunu bir kader gibi görüp, yaşamımızı bu sistemin ellerinde hastalıklı bir şekilde devam ederek, bu sağlıksız yaşam tarzını çocuklarımızla birlikte geleceğe mi taşıyacağız? Bunu hiç birimizin arzu etmeyeceği ortada.
Bu nedenle, doğanın bir parçası olduğumuzu unutmamalı, insanı ve tüm doğayı sevebilmeliyiz. Bunun önünde engel teşkil eden bireysel çıkar ve arzularımıza gem vurmaya çalışmalı; bize tüketmeyi, hem zihinsel hem de fiziki köleleşmeyi dayatan bu sisteme karşı önce zihinsel bir arınma sonrada doğru siyasal kanallarla mücadele etmeliyiz. Kendimiz, çocuklarımız ve tüm doğa için ancak bu şekilde sağlıklı bir yaşama ulaşabiliriz.
18 Aralık 2014 Perşembe
Futbol Fanatizm ve Bir Sosyalist
Dünyada, üzerine çok şey söylenebilecek, hayatımızın merkezinde yer alan pek çok olgudan biri olan futbol üzerine bir kaç söz söylemek istiyorum.Futbol o kadar hayatımıza girmiş ki her kesimden insanın ilgi odağı, bazıları için ise adeta yaşam dayanağı olmuştur. Çocuk yaşta başlayan bir tutkunun, fanatikleşme ve çekişmenin adı olmuştur futbol.
Bir oyun olmaktan çıkmış, kültürel, sosyal bir olgu olarak dünyada önemli bir yer tutmuş, bireyler tarafından zengin olmanın, gösterişli bir yaşama ulaşmanın yolu olarak görülmüştür. Kara paranın, mafyanın içinde olduğu dev bir ekonomik rant alanı olan futbola bu ilgi, doğal olarak, kitleleri yönlendirmek için sistemin elinde kullanılacak bir araç haline gelmiş, bu temelde devletin ve onun medyasının yoğun ilgisine mazhar olmuştur.
Futbol ve diğer sporların, ya da tavla, satranç, kağıt vs. oyunların heyecanı rakiple olan çekişme, üstün gelme isteğidir. Çocukken yaptığımız futbol maçlarını örnek olarak verebilirim. Bu maçlarda, büyük bir heyecan ve çekişme olurdu. Çocuklar arasında var olan gruplaşmalar, çekişmeler bu maçlarda doruğa çıkar, daha da derinleşirdi. Benim gibi sakin biri bile bu durumunu koruyamaz kavgacı birine dönerdi. Hayatımın hiç bir döneminde yaşamadığım kavgaları bu maçlarda yaşadığımı söyleyebilirim.
Özetlersek bu sporların yoğun bir ilgi ve heyecan uyandırmasının nedeni tamamen gruplaşma, çekişme, ötekileştirmeden temelini bulan fanatikliktir. Gruplar arasındaki çekişme ya da düşmanlık ne kadar fazlaysa bu karşılaşmalarda heyecan ve hareket o kadar artar. Spor kardeşlik ve dostluktur sloganın varlığı ve bu kadar sık tekrarlanmasının nedeni de budur. Mevcut sosyal ekonomik sistemimizde bu kavramların hayat bulması ne kadar olasıysa sporda da maalesef o kadar olasıdır.
Yukarıda futbol ile ilgili yazdıklarımızı temel alarak bir durumu daha sorgulamak istiyorum. Hayat karşısında kendini devrimci, sosyalist olarak tanımlayan bir birey bir futbol takımının fanatiği
olabilir mi? Ya da tersten sorarsak bir fanatik, sosyalist olabilir mi ? Lise yıllarına kadar fanatik bir futbol taraftarı olarak benim kafama takılan bir soruydu bu...Bu soruya verilecek cevap muhtemelen devrimciliğe, sosyalizme bakış açısı ve bu kavramlara yüklenen anlama göre değişiklik gösterecektir. Ama bence bu sorunun cevabı hayır olmalıdır. Benim anladığım anlamıyla, tüm insanlığı kapsayan, gerçek hümanizmi içinde barındıran, birleştirici bir düşüncenin fanatizm gibi ötekileştirici, ayrıştırıcı bir duyguyu barındırması pek mantıklı görünmüyor. Bu iki kavramın birlikteliğinin, sorgulanması gereken bir durum olduğunu düşünüyorum.
Fanatizmin değil kardeşleşmenin egemen olması dileğiyle...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)