Akıl insanın önünü aydınlatan bir ışıktır. Aklımızın gücü bu ışığın etkisini çoğaltıp yolumuzu daha iyi görmemizi sağlar. Işığın doğru olan yolu aydınlatabilmesi için ise doğru bilgiye ihtiyaç vardır. Bilgi doğru değilse, akıl zayıf kalır ve farklı iradelerin insiyatifinde ışıksız bir biçimde savrulur.
Doğruda ısrarcı olmak ve onun peşinden gidecek iradeyi gösterebilmek içinse vicdan gerekir. Çünkü her yol bireysel çıkara uygun olmayabilir. Bu nedenle vicdan, bireysel bir yürüyüşten toplumsal yönlenişe bir eğilimi var eder. Bireysel bir kurtuluş yoktur; bu ancak bir kaçış ve geçici bir yanılgıdır.