4 Ocak 2015 Pazar

Kim daha akıllı ?

Yılın ilk haftasında  12 yıllık tüplü eski televizyonumuza veda ettik. İdareten aldığımız ucuz bir televizyondu. Her şeyi eskiten zamana karşı yeterince direnerek bizi bugünlere getirdi. Bir çırpıda hayatımızdan çıkardığımız eski televizyonumuzun yerine, aynı gün büyük ekran, cafcaflı bir akıllı televizyon arzı endam ederken, kendisini unutmuştuk bile.

Üzülmedik, arkasından bir damla gözyaşı dökme ihtiyacı hissetmedik. Çünkü herhangi bir, maddi ya da manevi öğenin  yerine yenisini koyabildiğiniz sürece problem yok. Ama bunu başaramazsak bir kaosun içinde bulabiliriz kendimizi. Bu nedenle eski ile vedalaşmadan önce yeninin varoluş koşullarını yaratabilmeli, zihinsel hazırlığı yapmalıyız. Bu arada  şunu unutmamalıyız ki her yeni iyi olmayabilir. Bu yüzden yeni olanı tümden olumlamamalıyız.

Gelelim bizim akıllı TV'ye; teknolojinin sihirli ellerinden çıkmış, görsel zevke alabildiğine hitap edip, insan hayatına kendisini kolayca adapte eden bir cihaz. Sistemin renkli, ışıl ışıl parıldayan yüzü. Koca gövdesiyle salonun baş köşesine oturuşu ile üzerimizde bir otorite kurmuş gibi duruyor. Fişi elimizde ama onu çekebilecek güce sahip miyiz, belli değil.
Her yanımızın akıllı cihazlarla sarıldığı ama bizim tam tersi bir duruma itildiğimiz şu zamanda yine de fırsat bulup bir iki iyi film izleye bilirsem ne mutlu bana.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınızı seçeneklerdeki Anonim sekmesine tıklayarak kayıt olmadan yapabilirsiniz..